Diyabet, vücudun kan şekerini dengede tutma biçimini etkileyen kronik bir metabolizma hastalığıdır. Günlük yaşamda “şeker hastalığı” olarak bilinir; ancak yalnızca tatlı yemekle açıklanabilecek basit bir durum değildir. Besinlerle alınan karbonhidratlar sindirim sonrasında glukoza, yani kana geçen şekere dönüşür. Pankreastan salgılanan insülin hormonu bu glukozun hücrelere girip enerji olarak kullanılmasını sağlar. İnsülin hiç üretilemediğinde, yetersiz üretildiğinde veya vücut insüline gerektiği gibi yanıt veremediğinde kan şekeri yükselir.
Diyabet türleri nelerdir?
Tip 1 diyabette bağışıklık sistemi pankreastaki insülin üreten hücrelere zarar verir ve kişi çoğu zaman dışarıdan insülin kullanmak zorunda kalır. Genellikle çocukluk, ergenlik veya genç erişkinlik döneminde ortaya çıkar; fakat her yaşta görülebilir. Tip 2 diyabette ise vücut insülini etkili kullanamaz. Başlangıçta pankreas daha fazla insülin üreterek dengeyi korumaya çalışır, ancak zamanla bu kapasite yetmeyebilir. Tip 2 diyabet erişkinlerde daha sık görülse de hareketsizlik, kilo artışı ve genetik yatkınlık nedeniyle daha genç yaşlarda da karşımıza çıkabilir. Gebelik diyabeti ise hamilelik sırasında ortaya çıkar ve hem anne hem bebek açısından yakın takip gerektirir.
Hangi belirtiler görülebilir?
Diyabette sık idrara çıkma, çok su içme, ağız kuruluğu, halsizlik, bulanık görme, ciltte kuruluk, açıklanamayan kilo kaybı veya sık enfeksiyonlar görülebilir. Bazı kişilerde ise belirgin şikayet olmayabilir ve tanı rutin kan tahlilleri sırasında konur. Bu nedenle özellikle ailesinde diyabet bulunanların, fazla kilosu olanların, tansiyon veya kolesterol yüksekliği bulunanların ve gebelik diyabeti öyküsü olan kadınların düzenli kontrol yaptırması önemlidir.
Tanı ve takip nasıl yapılır?
Diyabet tanısında açlık kan şekeri, HbA1c, gerektiğinde oral glukoz tolerans testi ve klinik değerlendirme birlikte ele alınır. HbA1c son iki üç aylık kan şekeri ortalaması hakkında fikir verir. Tanı konduktan sonra amaç yalnızca kan şekerini düşürmek değildir; kalp damar sağlığını, böbrekleri, gözleri ve sinir sistemini koruyacak bütüncül bir takip planı oluşturmaktır. Beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku, stres yönetimi, ilaçlar ve gerekiyorsa insülin tedavisi kişiye özel planlanmalıdır.
Yaşam tarzı neden önemlidir?
Diyabet yönetiminde sürdürülebilir alışkanlıklar büyük yer tutar. Öğün düzeni, porsiyon kontrolü, liften zengin beslenme, düzenli yürüyüş veya uygun egzersiz, sigaradan uzak durma ve düzenli hekim kontrolleri tedavinin ayrılmaz parçalarıdır. Her hastanın yaşı, ek hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve günlük yaşam koşulları farklıdır. Bu nedenle komşuya iyi gelen bir diyet ya da ilaç bir başkası için uygun olmayabilir.
Diyabet, doğru bilgi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Kan şekeri yüksekliği fark edildiğinde gecikmeden endokrinoloji uzmanına başvurmak, ileride gelişebilecek komplikasyonları önlemek açısından değerlidir.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.
Kaynaklar: CDC Diabetes Basics, Endocrine Society
Önemli not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Şikayetleriniz için lütfen bir hekime başvurun. Sorularınızı Soru-Cevap bölümünden iletebilir, muayene için online randevu oluşturabilirsiniz.